https://maraskenthaber.com/wp-content/uploads/2026/03/Nazar-AD.jpg
https://maraskenthaber.com/wp-content/uploads/2026/03/kipas-1.png

DEPREMZEDELERİN ÇAĞRISI NET: “YERİNDE DÖNÜŞÜM İÇİN BİZE BİR ŞANS DAHA VERİN!”

Yayınlama: 12.08.2026
Düzenleme: 12.08.2026 02:29
A+
A-

 

6 Şubat depremlerinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen, depremzede vatandaşlarımızın bazı mağduriyetleri hâlâ çözülebilmiş değil.

Kahramanmaraş’tan yükselen son çağrı ise oldukça net:

“Biz evimizi yapmak istiyoruz. Devletimizin desteğinden yararlanmak istiyoruz. Evraklarımızı tamamladık, paramızı hazırladık, kat malikleriyle anlaşmaya vardık. Ancak süre bitti. Bize sadece bir ay daha süre verilsin.”

Bu çağrının artık daha yüksek sesle duyulması gerekiyor.

6 Şubat depremlerinde binlerce vatandaşımız evini, iş yerini, yıllarca emek vererek sahip olduğu yuvasını kaybetti. Depremin ardından devlet tarafından ortaya konulan yerinde dönüşüm modeli, vatandaşın kendi arsasında, kendi yaşam alanında yeniden ayağa kalkabilmesi açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirildi.

Modelin temel mantığı açıktı:

Devlet belirli bir desteği sağlayacak, vatandaş da kendi imkânları doğrultusunda üzerine düşen kısmı tamamlayarak evini yeniden inşa edecekti.

Aslında düşünce doğruydu.

Çünkü depremzede vatandaşın yalnızca bir bina değil, hayatını yeniden kurması gerekiyordu.

Ancak uygulama sürecinde herkes aynı imkânlara sahip değildi.

Kiminin elinde yeterli para yoktu.

Kimi vatandaş gerekli belgeleri zamanında tamamlayamadı.

Kimi vatandaş ise aynı binada bulunan diğer kat malikleriyle anlaşmak için aylarca uğraştı.

Bazılarında ise müteahhit, ruhsat, proje, bürokratik işlemler ve finansman gibi nedenlerle süreç uzadı.

Bugün gelinen noktada ise vatandaşların önemli bir bölümü, tam da bütün bu sorunları aşmışken süre engeliyle karşı karşıya kaldığını ifade ediyor.

Depremzede vatandaşların anlattığı mağduriyetin özeti aslında bu cümlede saklı:

“Şimdi hazırız, ama süre bitti.”

Vatandaş diyor ki:

“Paramızı ayarladık. Evraklarımızı tamamladık. Kat malikleriyle anlaşmamızı yaptık. Evimizi yeniden yapmak için bütün hazırlıklarımızı tamamladık. Ancak verilen süre sona erdi. Bu nedenle devletimizin sağlayacağı destekten yararlanamıyoruz.”

Şimdi soruyorum:

Tam da vatandaş yeniden ayağa kalkmaya hazırlanmışken, önüne yeniden bir engel koymak ne kadar doğru?

Elbette devletin koyduğu sürelerin, kuralların ve mevzuatın bir gerekçesi vardır.

Ancak burada konuştuğumuz insanlar sıradan bir ekonomik işlem gerçekleştirmiyor.

Burada konuştuğumuz insanlar 6 Şubat depreminin mağdurları.

Evini kaybetmiş, düzenini kaybetmiş, yıllarca biriktirdiği emeğini kaybetmiş insanlar…

Bir ay çok mu?

Vatandaşın talebi büyük değil.

Milyonlarca liralık yeni bir destek istemiyor.

Yeni bir ayrıcalık istemiyor.

Başka vatandaşların sahip olmadığı bir imkân talep etmiyor.

İstedikleri şey çok daha basit:

Bir aylık ek süre.

Hatta bazı vatandaşlar 10 günlük bir sürenin bile mağduriyetlerini gidermeye yeteceğini ifade ediyor.

Bir ay…

Koca bir deprem bölgesinin yeniden ayağa kaldırılması düşünüldüğünde bir ay gerçekten çok mu?

Devletimizin bugüne kadar deprem bölgesinde gerçekleştirdiği çalışmaların büyüklüğünü düşündüğümüzde, süreci tamamlamak üzere olan vatandaşlara son bir fırsat verilmesi, birçok ailenin yeniden evine kavuşmasına vesile olabilir.

Burada mesele yalnızca para değil, umut meselesidir

Yerinde dönüşüm desteğinden yararlanamayan bir vatandaş için konu sadece maddi kayıp değildir.

Bu aynı zamanda yeniden yuva kurma umudunun ertelenmesi anlamına geliyor.

Bir depremzede için “Evinizi yapabilirsiniz” denildikten sonra gerekli hazırlıkları tamamlayıp, tam uygulama aşamasına geldiğinde “Süreniz doldu” denilmesi ciddi bir hayal kırıklığı oluşturuyor.

Bu nedenle vatandaşların sesinin duyulması gerekiyor.

Özellikle siyasetçilerimize, il başkanlarımıza ve milletvekillerimize burada önemli bir görev düşüyor.

Depremzedenin sesini Ankara’ya taşıyacak olanlar yine bu şehrin seçilmiş temsilcileridir.

Milletvekillerine ve yetkililere çağrı

Kahramanmaraş’ta yüzlerce vatandaşın benzer mağduriyet yaşadığı ifade ediliyor.

Bu insanların ortak talebi ise şu:

“Bize son bir şans verin.”

Yetkililerden beklenti, yerinde dönüşüm sürecinde gerekli şartları büyük ölçüde tamamlamış ancak süre nedeniyle destekten yararlanamayan vatandaşlar için bir aylık ek süre verilmesi.

Bu sürenin “son süre” olarak belirlenmesi de mümkündür.

Amaç yeni bir belirsizlik oluşturmak değil; gerçekten evini yapmak isteyen, hazırlığını tamamlayan ve yalnızca süre nedeniyle mağdur olan vatandaşların önünü açmaktır.

Çünkü deprem bölgesinde artık mesele sadece binaların yükselmesi değil.

İnsanların yeniden hayata tutunmasıdır.

Devlet millet el ele vererek bu mağduriyet çözülebilir

6 Şubat’tan sonra Kahramanmaraş’ın ayağa kalkması için büyük bir mücadele verildi.

Devlet kurumları, yerel yönetimler, siyasetçiler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar el ele verdi.

Ancak bu büyük mücadelenin sonunda hâlâ çözülememiş küçük gibi görünen ama vatandaş açısından son derece büyük mağduriyetler varsa, bunların da giderilmesi gerekiyor.

Yerinde dönüşüm için ek süre talebi de bunlardan biri.

Bazen bir yönetmelik maddesi, bir tarih veya bir süre vatandaşın hayatında çok büyük sonuçlar doğurabilir.

Bugün yapılması gereken, vatandaşın sesini dinlemek ve çözüm üretmektir.

Ben buradan özellikle Kahramanmaraş’ın milletvekillerine, siyasi parti il başkanlarına, yerel yöneticilerine ve konunun muhatabı olan tüm yetkililere çağrıda bulunuyorum:

Depremzedenin sesini duyun.

Yerinde dönüşüm için gerekli şartları tamamlayan vatandaşlara bir aylık ek süre verilmesi için girişimde bulunun.

Çünkü bu insanlar devletten yeni bir hayat istemiyor.

Kendi hayatlarını yeniden kurabilmek için devletin verdiği fırsatı kullanmak istiyor.

Ve bugün onların talebi çok net:

“Evrakımız hazır, paramız hazır, anlaşmamız hazır. Bize sadece bir ay daha verin.”

Bu çağrı karşılıksız kalmamalı.

Çünkü 6 Şubat’ın yaralarını sarmak sadece yeni binalar yapmakla olmaz.

Geride kalan son mağdurun da elinden tutmak gerekir.

Bir aylık ek süre, belki devlet açısından sadece bir takvim değişikliği olabilir.

Ama bir depremzede aile için bu süre;

bir ev, bir yuva, bir gelecek ve yeniden hayata başlamak demektir.

 

Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.