
6 Şubat’ın üzerinden yıllar geçti.
Acılar hâlâ taze…
Yaralar hâlâ kapanmadı…
Sorunlar hâlâ ortada…
Ama siyaset kurumu ve şehrin söz sahibi olduğu iddia edilen çevreler sanki başka bir Kahramanmaraş’ta yaşıyor.
Vatandaş çukurdan kaçıyor.
Esnaf ayakta kalmaya çalışıyor.
Gençler başka şehirlerde gelecek arıyor.
Mahalleler altyapı sorunlarıyla boğuşuyor.
Depremin izleri hâlâ silinmeyi bekliyor.
Fakat bütün bunların karşısında gördüğümüz manzara ne?
Birbirini eleştiren siyasetçiler…
Birbirinin ayağını kaydırmaya çalışan gruplar…
Sosyal medyada kahramanlık yapanlar…
Ve her gün yeni bir dedikodu…
Kahramanmaraş’ın kaybedecek zamanı yokken, bazı çevrelerin tek mesaisi kulis yapmak olmuş.
Şehrin geleceği konuşulmuyor.
Yatırım konuşulmuyor.
Üretim konuşulmuyor.
İstihdam konuşulmuyor.
Dedikodu konuşuluyor.
Kim kime yakın?
Kim kimi istemiyor?
Kim hangi makamı hedefliyor?
Kim hangi koltuğa oturacak?
Şehrin gerçek gündeminin önüne geçirilen bu yapay tartışmalar artık vatandaşın sabrını taşırmış durumda.
Daha vahimi ise yıllardır şehrin kaynaklarından, makamlarından ve imkânlarından faydalanan bazı isimlerin bugün ortaya çıkıp hiçbir sorumluluk almadan ahkâm kesmesidir.
Dün sustukları konularda bugün kahraman kesilenler var.
Dün yanlışlara göz yumanların bugün doğruluk nutukları attığını görüyoruz.
Dün makam kapılarında bekleyenlerin bugün halk adına konuşmaya çalıştığını görüyoruz.
Kahramanmaraş halkı bunları görüyor.
Halk kimin mücadele ettiğini de görüyor, kimin sadece fotoğraf verdiğini de…
Kimin taş üstüne taş koyduğunu da görüyor, kimin başkalarının emeği üzerinden siyaset yaptığını da…
Bu şehirde artık yalakalık siyaseti iflas etmiştir.
Yanlışlara yanlış diyemeyenlerin…
Makam sahiplerine göre pozisyon alanların…
Şehrin menfaatini değil kendi çıkarını düşünenlerin…
Kahramanmaraş’a verebileceği hiçbir şey kalmamıştır.
Deprem yaşamış bir şehir hâlâ toparlanmaya çalışırken bazı çevrelerin tek derdinin birbirlerini karalamak olması utanç vericidir.
Kahramanmaraş bugün daha güçlü bir siyasi iradeyi, daha cesur bir yönetim anlayışını ve daha yüksek bir hesap verme kültürünü hak etmektedir.
Çünkü vatandaş artık hikâye dinlemek istemiyor.
Vatandaş sonuç görmek istiyor.
Şov değil hizmet…
Propaganda değil yatırım…
Dedikodu değil proje görmek istiyor.
Bugün herkes kendisine şu soruyu sormalıdır:
Kahramanmaraş için gerçekten ne yaptım?
Bir taş mı koydum?
Yoksa sadece konuşup duran kalabalığın bir parçası mı oldum?
İşte bu sorunun cevabı, şehrin neden hâlâ birçok sorunu çözemediğinin de cevabıdır.